Bilal Özcan: Zeki Müren, Tarkan kadar vergi ödeyeceğini öğrenince ne dedi?

Mustafa Uslu'nun Tarkan'a, sinema filminde Zeki Müren'i canlandırma teklifi götürmesi bana neler neler anımsattı. Bakın Zeki Müren için Tarkan'ın değeri, önemi neydi?

BURAYA TIKLAYARAK YOUTUBE KANALIMA ABONE OLABİLİRSİNİZ

Bilal Özcan yazıyor... 

Zeki Müren'le anılarım - 6'ıncı Bölüm

Filmlerini çok beğendiğim yapımcı Mustafa Uslu’nun Zeki Müren filmi çekeceğini ve bunun için Tarkan ile anlaştığını okuyunca çok sevindim, 

Ama öyle, böyle değil, 

Acayip mutlu oldum. 

Lakin, sevincim bir gün sürdü... 

Çünkü ertesi gün, Tarkan’ın o teklifi kabul etmediğini öğrendim. 

Yani, Zeki Müren’i ‘Beyaz Perde’de Tarkan’ın canlandırması fikri, bir rüya olarak kaldı. 

Burada Mustafa Uslu’ya bir tavsiyem olacak, 

Sakın Tarkan’dan vazgeçme!

Sadece bekle. 

O film 25 yıldır çekilmemiş, birkaç yıl geç çekilse kıyamet mi kopar? 

Bakarsın, bugün ‘Hayır’ diyen Tarkan, yarın ‘Evet’ der. 

Neden böyle söylediğimi açıklayacağım...

ZEKİ MÜREN SON YOLCULUĞUNA ÇIKARKEN ISRARLA NE İSTEDİ? BİLAL ÖZCAN'IN İLGİNÇ YAZISI İÇİN TIKLAYIN

Mustafa Uslu çok akıllı bir insan, 

Ancak, bir yıldır albüm sancıları çeken Tarkan’a, tam da bu zamanda, onun 'pırpır yüreği'ni ürkütecek bir teklif götürmekle çok yanlış yaptı. 

Starlara bir teklifle giderken, bunun zamanlaması çok önemlidir. 

O starla ilgili her detayı araştırmak ve üzerinde çalışmak, kafa yormak gerekir. 

Tarkan'a böyle bir proje götürmeden evvel, öncelikle onu çok iyi etüt etmek lazımdı. 

                                              …..... 

Zaten, pandemi nedeniyle hayranlarıyla arasına mesafe girmiş, 

Asıl işi müzik sektöründe hayranlarına ulaşamıyor, başka bir sektörden gelen teklifi düşünecek hali mi var?

Tarkan'ın şu anda en büyük arzusu, uzun zamandır hazırladığı yeni şarkılarını milyonlara ulaştırıp, beğenildiklerini görmek,  

Ve bunun keyfini sürmek... 

Dolayısıyla, 

Müzikle, beklenti dolu yoğun bir çalışma içindeyken, hiç deneyimlemediği sinema sektöründe, Zeki Müren gibi bir devi oynamanın düşüncesi dahi, Tarkan gibi naif bir ruhu rahatsız eder, 

Heyecan fırtınalarının içinde savurur durur. 

Projeyi biraz okuyacak gibi olsa, geceleri gözüne uyku girmez. 

İşte bu sebeple, 

Şu anda böyle bir teklifi duymak dahi istemez.

Ama bütün bunlar demek değil ki,  

Tarkan, bu ilginç projeyi Mustafa Uslu’dan günün birinde dinlemek istemez! 

Şimdi reddetmiş olabilir, 

Ancak asıl işi olan müzikte bir kez daha alkışları kucaklayıp, başarılarıyla çok mutlu olduğu bir zaman diliminde, o projeyle ilgili sunumu en azından okumayı kabul edecektir. 

O zamanı kimse bilemez... 

Her şey, Mustafa Uslu’nun çizeceği akıllı stretejiye ve göstereceği gayrete bağlı. 

ZEKİ MÜREN ARADI, ŞİMDİ EKMEĞİN ÜZERİNE YAĞ, BAL SÜR, ISIR ONU! BİLAL ÖZCAN'IN İLGİNÇ YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Şimdi sizi, Zeki Müren’in hayatının son yılına götürmek istiyorum... 

1996 senesi Nisan ayının ilk günleri, öğlen saatleri... 

Telefonum çaldı, 

Yardımcısı Hüseyin Bey, “Bilal bey merhaba, Paşam görüşecek” dedi, 

Zeki Müren çok heyecanlı bir ses tonuyla “Merhaba, nasılsın?” diye hatırımı sorduktan sonra hemen konuya girdi, 

-“Öyle mutlu ve öyle gururluyum ki seninle paylaşmak istedim. Biliyorsun ben yıllardır çalışmıyorum, hastayım ve Bodrum’daki evimde inziva hayatı yaşıyorum.” 

-”Tabii biliyorum Paşam” 

-”Bilalciğim az önce vergi rekortmenleri açıklandı ve ben sanatçılar sıralamasında en üst sıralarda yer alan Tarkan’ın hemen arkasındayım. Yani neredeyse, ortalığı kasıp kavuran Tarkan kadar vergi ödeyeceğim. Hiç sahne programı yapmadan, hiç gazinolara çıkmadan bunu başarmak benim için büyük mutluluk.” 

BURAYA TIKLAYARAK YOUTUBE KANALIMA ABONE OLABİLİRSİNİZ

Tarkan’ın, müzik dünyasına damgasını vurduğu, rekorları kırıp geçtiği ilk yıllarıydı. 

1992’de birinci albümü 700 bin satmış, 1994’de çıkardığı ikinci albümü ‘Aacayipsin’ ise 2,5 milyon satışa ulaşmıştı. 

1995’de Tarkan maddi, manevi her türlü zirvedeydi, 

Aynı yıl ve ondan önceki 5 yıl evinde oturan Zeki Müren ise, 1995 kazançlarıyla ilgili ödeyeceği vergi bakımından az bir farkla onun hemen peşindeydi! 

Tebrik ettikten sonra sordum, 

-”Peki hiç çalışmadığınız halde hangi kazançların vergisini ödüyorsunuz?” 

-“Bilalciğim biliyorsun benim çok gayrimenkulüm var, onlardan elde ettiğim gelirlerim var, çeşitli tahvillerim var. Ben hiç har vurup harman savurmadım. Hep arsa aldım, ev aldım. Antalya Kemer’de deniz kenarında çok büyük bir arazim var, evlerim var, apartmanlar var. Bodrum’da, buradan başka iki tane de kooperatif evim var. İstanbul Levent’teki evimi biliyorsun. Başkaları da var. Ben hep geleceği düşünerek kazancımı değerlendirdim çok şükür.” 

-”Bravo size... Mücevherlerinizin de çok olduğunu duyardım.” 

-”Var, hep en güzellerini takmak istedim. Kolyeler, yüzükler, bileklikler hepsi çok kıymetli, önemli parçalar.” 

Telefon görüşmelerimizi Zeki Müren’in izniyle teybe kaydediyordum.  

Bir röportaj şeklinde gerçekleşen bazı görüşmelerimizi, onun olurunu alarak televizyon ekranlarında, Zeki Müren’in arşiv görüntüleriyle montajlayarak yayınlıyordum. 

Yıllardır Zeki Müren’e hasret milyonlarca Türk insanı, bu çok özel yayınları büyük bir merakla bekliyor ve seyrediyordu. 

Türkiye’nin en ünlü sanatçısı o gün bana tüm servetini tek tek saymıştı. 

BÜLENT ERSOY MORGDA, ZEKİ MÜREN'İN KEFENİNİ AÇTIRIP YÜZÜNÜ ÖPTÜ! BİLAL ÖZCAN'IN İLGİNÇ YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Sıra, Zeki Müren’e o önemli soruyu sormaya gelmişti, 

-“Allah geçinden versin Paşam, bir gün hepimiz bu dünyadan göçeceğiz, bu servetinizi kimlere bırakacaksınız, vasiyetiniz hazır mı?” 

-”Vasiyetim hazır. Madem sordun, söyleyeyim...” 

Ve anlatmaya başladı... 

-“Bilalciğim, yıllar önce burada Bodrum’daki notere bir vasiyetname hazırlamış ve imzalamıştım. Ama geçenlerde, notere rica ettim, buraya geldiler yeni bir vasiyetname yaptık.” 

“-Nasıl yani?” 

“-Şöyle, eskisini iptal ettim. Tüm servetimi Mehmetçik Vakfı ile Türk Eğitim Vakfı’na eşit pay ederek bırakmaya karar verdim. Bunu vasiyet olarak yazdım imzaladım, noterin kasasına konuldu. Bizler için, vatanı korumak adına şehit düşen Mehmetçiklerimiz için ne yapsam azdır. Bir de, okumak isteyen ancak buna gücü olmayan çocuklarımızın, bu ülkenin geleceği o pırıl pırıl evlatlarımızın, eğitim görmesine bir nebze de olsa katkıda bulunabilirsem ne mutlu bana. Bir de Bilalciğim hayattayken yapmak istediğim ama muvaffak olamadığım bir husus var. Onu da burada söyleyeyim, gençlerin müzik eğitimi alacağı bir Zeki Müren Konservatuarı kurmayı çok istedim, kısmet değilmiş, belki ben öldükten sonra birileri çıkar o korservatuarı yapar, hayata geçirir.” 

“-Peki Paşam, ya Bursa’daki akrabalarınız?..” 

“-Ben böyle uygun gördüm, onlar da bunu anlayacaktır.” 

ZEKİ MÜREN’İN, “İYİLEŞİNCE BİRLİKTE YERİZ” DEDİĞİ HAVYARLAR BUZLUKTA DURUYORDU, BİLAL ÖZCAN’İN BU İLGİNÇ YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Program ertesi gece Star TV’de yayınlandı, 

O gecenin sabahı erkenden Londra’ya uçtum.

Dünyaca ünlü modacı Donetalla Versace’nin önemli bir basın toplantısına davetliydim ve toplantı başlamak üzereyken cep telefonum çaldı.

Arayan, Star TV’nin genel müdürü rahmetli Cem Şaşmaz’dı:  

“Bilal tebrik ederim, dün gece Zeki Müren’li bölümümüz yüzde 65 share toplamış. Bu çok güzel.” 

Teşekkür ettim Cem beye, mutlu olmuştum. 

Demek televizyon başındaki her yüz kişiden 65’i o anda Star TV’yi yani sevgili Zeki Müren'i izlemişti. 

Bir yayın için bu yükseklikte bir share (İzlenme Payı) almak, milli maçlarda dahi yaşanmayan bir durumdu... 

Versace’nin basın toplantısı bittikten sonra ilk iş olarak Zeki Müren’i aradım ve Cem Şaşmaz’ın bana söylediklerini ona anlattım... 

Verdiği mesajlar, anlattığı konular, pek çok insana ulaştığı için çok memnun oldu. 

BURAYA TIKLAYARAK YOUTUBE KANALIMA ABONE OLABİLİRSİNİZ

Yazıyı Tarkan ile açtım, Tarkan ile bağlayayım. 

Zeki Müren bir Tarkan hayranıydı, 

Onun her şeyini çok beğenirdi, 

Sesini, tarzını, danslarını, işvesini, cilvesini çok severdi, 

Konuşmalarımız ne zaman Tarkan’a uzansa, onu överdi. 

Tarkan’ın Türk Sanat Müziği eğitimi almış olmasını çok önemser, bundan söz ederdi. 

İşte bu nedenle yazının başında, Mustafa Uslu’nun Zeki Müren filmi için Tarkan ile anlaştığını okuyunca acayip mutlu olduğumu söyledim. 

Heyhat, rüyaymış! 

Bilal Özcan yazdı... 

ZEKİ MÜREN'İ ÇILGINCA SEVEN, ONUN DA AŞIK OLDUĞU KADINI TANIDIM. BİLAL ÖZCAN'IN İLGİNÇ YAZISI İÇİN TIKLAYIN

YORUM YAP
YORUMLAR