Burhan Akdağ yazdı: İki gazeteci ve 40 Yıllık dostluk

Burhan Akdağ ile Sinem Yıldız'ın Youtube çekiminde bir araya geldik. Eskileri andık, bugünleri konuştuk, öpüştük ayrıldık. Sevgili Burhan bu yazıyı yazmış...

40 YILLIK DOSTLUĞUN ADI, BİRLİKTE YÜRÜNEN YOL

GAZETECİ BURHAN AKDAĞ YAZIYOR... 

Bazı dostluklar vardır... Takvimle ölçülmez, yıllarla anlatılmaz. Onlar, yaşanmışlıkla, omuz omuza verilen mücadeleyle, aynı haberin peşinde koşarken atılan adımlarla büyür. İşte benim Bilal Özcan’la dostluğum da tam böyle bir hikâyedir...

Kırk yılı aşan, zamanın eskitemediği, aksine her geçen gün daha da değer kazanan bir yol arkadaşlığı.

Tan Gazetesi'nde çalıştığım günlerdi... O ise Günaydın Gazetesi’nde muhabirdi. Aynı mesleğin, aynı heyecanın, aynı telaşın içindeydik. Gecelerimiz haber kovalamakla, gündüzlerimiz satır aralarında gerçeği yakalamakla geçerdi.

Aynı ortamlarda bazen bir köşede iki gazeteci olarak dünyayı konuşurduk. O günlerden bugüne baktığımda şunu net görüyorum: Biz sadece meslektaş olmadık, biz hayatın içinden geçen iki dost olduk.

Sonra yollarımız bir kez daha kesişti... Bu kez Günaydın Gazetesi’nde.

Hatta öyle ki, bir dönem benim şefliğimi yaptı. Ama bizim ilişkimiz hiçbir zaman unvanların gölgesinde kalmadı.

O hep Bilal’di... Benim dostum, arkadaşım, yol arkadaşım. Ve biz gazetecilikten başka hiçbir şey yapmadık. Kalemimizi de, duruşumuzu da satmadık.

Çünkü bu meslek bizim için sadece bir iş değil, bir vicdan meselesiydi.
Geçtiğimiz günlerde yaşadıkları ise içimizi burktu...

Bir yorum, bir cümle, bir düşünce... Ve ardından gelen soruşturma... Silivri’ye uzanan o kısa ama ağır süreç... Bir hafta mıydı, on gün müydü...

Süresi ne olursa olsun, dostunun özgürlüğünden uzak kaldığını bilmek insanın yüreğine dokunuyor.

O gün yazdım... İçimden geçenleri, sitemimi, duygumu... Çıktığında yine yazdım. Çünkü bazı dostluklar sessiz kalmayı kabul etmez.

Bugün ise yine yan yanaydık... Sinem Yıldız’ın programında. Eski günleri andık, yaşadıklarını dinledik, bol bol güldük.

Çünkü biz, ne yaşarsak yaşayalım, gülmeyi unutmayanlardanız. Hayatın ağırlığını hafifletmenin en güzel yolu bazen eski bir anıyı hatırlamaktır.

Şu fotoğrafa baktığımda sadece iki gazeteciyi görmüyorum... Kırk yılın emeğini, alın terini, dostluğunu görüyorum. Aynı yolda yürümüş, aynı fırtınalara göğüs germiş iki insanın hikâyesini görüyorum.

Geçmiş olsun Bilal’cim...
İyi ki varsın.
İyi ki bu yolda birlikte yürümüşüz.
Çünkü bazı dostluklar vardır...
Yazılmaz...
Yaşanır...

@burhan.akdagofficial

(Canım kardeşim, sevgili Burhan Akdağ... Ne güzel, ne içten bir yazı bu böyle. Yüreğine sağlık kardeşim. Sen de iyi ki varsın. Bilal Özcan)

YORUM YAP
YORUMLAR