Gazeteci Bilal Özcan yeniden aramızda!
Gazeteci Bilal Özcan parmaklılar ardından çıktı ve özgürlüğüne kavuştu. Bilal Özcan o süreçle ilgili şunları söyledi:
Merhaba dostlar…
Okul saldırılarında yaşamını yitiren vatandaşlarımızın ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Üzücü olaylarda yaralanan yurttaşlarımıza da Allah’tan şifa temenni ediyorum.
Allah milletimize, böyle acılı olayları bir daha yaşatmasın inşallah…
………….
Güzel insanlar,
Biliyorsunuz bir süredir aranızda değildim.
Önce Metris, sonra Silivri cezaevlerindeydim.
Artık, özgürlüğüme kavuştum çok şükür.
Bu sıkıntılı süreçte, demir parmaklıklar ardında desteğini sürekli hissettiğim aileme, değerli avukatım Sayın Hasan Tahsin Akyüz’e, gazeteci meslektaşlarıma, başta Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere, gazeteci meslek örgütlerine, ‘Magazin Tarihi’ grubu üyesi, çok kıymetli Magazin Gazetecisi arkadaşlarıma ve siz çok değerli okurlarıma, takipçilerime gönülden teşekkür ederim.
Yokluğumda, işlerimi sürdüren ve siz değerli okurlarımla, takipçilerimle irtibatımı sürdüren ekibime de teşekkür etmeyi bir borç bilirim.
……..
‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’ suçuyla, tutuklu kaldım.
Cezaevlerinde olduğum müddetçe kimseden kötü bir muamele görmedim.
Yaşınız kaç olursa olsun, hayat insana dönem dönem yeni şeyler öğretiyor,
Ben de bu cezaevi sürecimde bazı konularda bilmediklerimi öğrenme fırsatı buldum.
Bol bol kitap okudum, yeni insanlar tanıdım, çok insanla sohbet ettim.
Sayfalarca not tuttum.
Henüz daha karar vermediğim ama bakarsınız tuttuğum bu notlar, zamanla bir kitaba dönüşebilir.
………..
Cezaevinde iyi şartlarda da kalıyor olsanız, özgür olamamak çok büyük bir kayıp,
İnsanı üzen bu.
Oradan ne zaman çıkacağınızı hiç bilemiyorsunuz,
Belirsizlik kahrediyor.
Asla kahrolmamak lazım,
Moralli kalmak, motivasyonu bırakmamak gerekir.
Ümitsizlik tutukluyu mahvedebilir.
Eğer kederlenir de kurarsanız ve ümitsizlik sarmalına girerseniz çok fena.
Bence cezaevlerinde bir tutuklu için en fena şey bu!
Allah korusun, insan hastalanıverir.
………..
En sevdiğim mevsim İlkbahar.
Silivri Cezaevi’nde C-5 koğuşunda kalırken, en üzüldüğüm şey İlkbahar’ın güzelliklerini görememekti…
Oysa, Sarı Papatyaları açıyor olmalıydı,
Ve ben onları okşayamıyor, seyredemiyordum…
Ancak, asla ümitsizliğe kapılmak yoktu…
Bu duyguyla birkaç mısra yazdım, cezaevinde…
BEKLE BENİ İLKBAHAR
Elbette ben de okşayacağım Sarı Papatyaları,
Bahar bitmeden,
Mevsim dönmeden.
Kuzulara yetişemem belki,
Minicik hallerini göremeyebilirim!
Ama gelincikleri seyredeceğim.
Kıpkırmızı gelincikleri.
Yağmurlarda Islanamam belki!
Nisan böyle geçer!
Ama gülleri koklayacağım.
Doyasıya,
Mayıs’ta…
Mutlaka!
Bekle beni İlkbahar
Yetişeceğim sana!
Bilal Özcan
20 Mart 2026
Silivri Cezaevi
D1 Blok, C-5 Koğuş