Mahkeme, Bülent Ersoy'un tehdit ettiğine hükmetti ve o davayı Lerzan Mutlu kazandı.

Lerzan Mutlu’ya yönelik "Ben adamın canlı yayınını basarım" sözü nedeniyle "Tehdit" suçundan yargılanan Bülent Ersoy, 900 lira adli paracezasına çarptırıldı. 

Lerzan Mutlu’ya yönelik "Ben adamın canlı yayınını basarım" sözü nedeniyle "Tehdit" suçundan yargılanan Bülent Ersoy, 900 lira adli paracezasına çarptırıldı. 

İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki 5’inci duruşmaya, sanık Bülent Ersoy ve şikayetçi Lerzan Mutlu katılmadı. 

Lerzan Mutlu’nun avukatı Hızır Barbaros Bursalıoğlu, Bülent Ersoy’un pişmanlık sergilemediğini belirterek, caydırıcı bir şekilde cezalandırılmasını istedi. 

Bülent Ersoy’un avukatı Aydın Kuban ise suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek sanatçının beraatini istedi. 

Bunun üzerine Mutlu’nun avukatı tekrar söz alarak "Kastetmek istediğim yargılama aşamasında pişmanlık göstermemesidir. Bu nedenle caydırıcı bir ceza alması gerektiğidir" deyince Ersoy’un avukatı, "Müvekkilimizin ’sesimle döverim, bilgimle gömerim’ şeklindeki söylemi alelade bir söylemdir. Bu konunun bu yargılamayı ilgilendirmediğini düşünmekteyiz" dedi. 

Avukatların sözlerini tamamlamasının ardından mahkeme ara verdi. Daha sonra kararını açıklayan mahkeme, Bülent Ersoy’un "Tehdit" suçunun sübuta erdiğini (Bir eylemin kuşkuya yer olmayacak şekilde kanıtlanması) belirterek 900 lira adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti. 

Bilal Özcan Yorumluyor: En iyisi öfkeliyken hiç konuşmamak.

Bu davanın nasıl sonuçlanacağını ünlüler dünyasında herkes çok merak ediyordu. Dava aşamasında konuyla ilgili hem Bülent Ersoy’u hem Lerzan Mutlu’yu dinledim. 

Ersoy mahkemenin, Lerzan Mutlu’ya yönelik sözlerini tehdit olarak değerlendirmeyeceğine inanıyordu. Lerzan Mutlu ise davayı kazanacağından emindi. 

Tabii ki Ersoy, Mutlu’ya dönük ifadelerini eyleme dönüştürecek yapıda bir insan değil, ancak suçun oluşması için o sözlerin ağızdan çıkmış olması yeterli. Bülent Ersoy’un öngörmediği buydu; suç oluştuktan sonra artık ne söylerseniz söyleyin. 

Demek ki öfkeye kapılıp da ileri geri konuşmamak gerekiyor. En iyisi öfkeli haldeyken, uzatılan mikrofonlara sırtını dönüp hızlı hızlı yürüyüp uzaklaşmak.

YORUM YAP
YORUMLAR