Bilal Özcan yazdı: Çatlayın dedikoducular, Hande Erçel ile Murat Dalkılıç çok mutlu
Bir dargın bir barışık sürdürdükleri aşklarına son 7 aydır kesintisiz devam ettiren Murat Dalkılıç ve Hande Erçel ile ilgili en son gelişmeyi Bilal Özcan yazdı...
-Bilal Özcan yazıyor-
Onlar, 20 aydır birbirlerinin hayatında,
Pardon bazen o ortamdan çıktıkları oluyor ama sonra yeniden giriyorlar!
Sanırsın basket maçıdır,
Yorulan oyuncu maçtan çıkıyor, sonra ilk molada yine sahaya dönüyor!
......
Her ayrılıkta Murat Dalkılıç'ın sevgilisini üzdüğü bilgisi ulaşıyordu bana,
"Duydunuz mu Hande ile Murat ayrılmış Bilal bey, Murat dün gece eve gitmemiş ondan diyorlar!..."
İlk ayrılık bilgisi geçen yıl bu şekilde ulaşmıştı fanlardan,
Bu fanlar çok fena!
Hayranı oldukları ünlünün tuvalete ne zaman gittiğini, duşa ne zaman girdiğini bile biliyorlar!
İnsanların o kadar ensesindeler yani!
.......
Murat Dalkılıç'ın Hande Erçel'i ikinci üzdüğü müydü, üçüncü üzdüğü müydü karıştırıyor olabilirim,
Ama soğuk bir kış gecesiydi İstanbul'da onu iyi hatırlıyorum,
Mahallede elektrikler kesilmişti,
Elektrik gidince doğalgaz kesildiği için evde kalorifer yanmıyordu o gece de oradan hatırlıyorum Murat Dalkılıç'ın üzerine örttüğü yorganı!
Ben donarken, Tarçın titrerken o yorganı unutmam mümkün mü?
.......
Murat Dalkılıç yatağın içinden bir story paylaştı,
Biraz sonra oyuncu Melis Sezen de aynı renk ve desenli nevresimin altından, kendi hesabından story attı...
Neler oluyordu?
10 dakika sonra Murat Dalkılıç yorganı, pardon hikayesini kaldırdı...
Oyuncu kızın hikayesi kaldı!
Hemen haberi girdim tabii hem instagrama hem siteye,
"Murat Dalkılıç'la Melis Sezen o story'leri aynı yorganın içinden mi attı?" anlamında bir başlıktı.
Yorganı saran nevresimler rengine ve çizgilerine, desenlerine kadar aynıydı iki story'de de...
Haberi bizden alıp medyadaki her sayfa, gazete, TV yayınladı o günlerde,
Ne Murat Dalkılıç'tan ne Melis Sezen'den yalanlama gelmedi.
Haberin heyecanıyla biraz ısındım ama o gece elektrik gelmeseydi, yorgan altı da kesmezdi beni,
Öyle böyle soğuk değildi evin içi!
........
Hande ile Murat bir zaman sonra gizli kapaklı barıştı,
Bir gün Hande Erçel'in instagramda paylaştığı fotoğraflara bakarken, Murat Dalkılıç'ın villasının bahçesinden paylaşım yaptığını farkettim.
Dalkılıç'ın kendi stroy'sinde attığı fotoğraftaki bulutların şekliyle, Hande Erçel'in paylaşımında gözüken bulutların şekli aynıydı,
Üstelik, Hande Erçel'in story'sindeki şezlongunun üstündeki şemsiyenin ucu, Murat'ın havuzunun kenarındaki şemsiyenin köşesiyle aynı değil miydi?
İki paylaşımda, geri plandaki ormanın ufuk çizgisindeki ağaçların konumu da birbirine çok benziyordu.
.......
Kavgalı aşıkların barıştığını, işte bu benzerlikleri yakalayarak ortaya çıkarmıştım.
Bu ünlüler adamı hafiye yapar!
Barıştıklarını yazdım tabii...
Bildiğimizi kabullendiler, inkar edemediler.
........
Sonra bir kez daha üzdü hiç uslu durmayan Murat, Hande'yi,
Kavga dövüş fena ayrıldılar.
Küslüğün üstünden iki ay geçti geçmedi,
Hande'nin annesi vefat edince barıştılar.
O gün bu gündür nazar değmesin iyiler.
.....
Ne var ki insanların ağzı torba değil ki büzesin,
Son zamanlarda üstlerinde kara bulutlar dolaştığına dair dedikodular çıktı...
Hatta ünlü şarkıcının sevgilisinden ayrılmak için yeni albümünün çıkmasını beklediği,
Albümün ayrılıktan olumsuz etkilenmemesi için sessiz kaldığı söylendi,
Hande Erçel ile ilgili de yakın çevresine, "İlişkimizin heyecanı kalmadı" dediği iddia ediliyordu.
Bu söylentileri kim ya da kimler çıkartıyor bilemem,
Ancak benim kulağıma geldiğine göre baz şeyler konuşuluyor.
İki sevgili dün gece, tüm bu söylentileri yalanlarcasına mutluluk içinde gözüktü.
Sabaha karşı Çeşme'den fotoğrafları geldi,
Çeşme'de dün gece arkadaşlarıyla çıktıkları yemekte sarılıp poz vermişlerdi.
Nasıl da mutlu ve sevgi doluydular...
.........
Peki sorun şimdi bana, bu işin sonu nasıl olur?
-'Sorduk say...'
"Vallahi..." derim,
"Birbirlerine çok aşık görünüyorlar..."
Ve devam ederim,
"Hatta, 'dedikoducular çatlasın' bile derim"
"Ammaaaaa..."
-'Hadi artık söyle ama...'
"Tamam söylüyorum; benim bu Murat'a güvenim hiç yok. Hele şu güzel yaz günleri geçsin, Çeşme'den İstanbul'a dönsünler, bu konuyu tekrar konuşuruz"
-Bilal Özcan-