Aşırı terlemenin önüne nasıl geçilir?

Terlemek normal bir fonksiyondur ancak aşırı olduğunda rahatsız edici bir durumdur.

Tıpta ‘hiperhidrozis' adıyla bilinen aşırı terleme, ter bezlerinin herhangi bir tetikleyici olmaksızın normalden fazla çalışması olarak tanımlanır.

Genellikle el, ayak ve koltuk altı bölgelerinde oluşur. ‘Terleme ortak bir sorundur ancak kesintisiz terlemek bazı sıkıntılara yol açabilir' diyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Süleyman İzzet Karahan, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu sorunla ilgili merak edilenleri şöyle anlattı…

YOUTUBE KANALIMA ABONE OLMAK İÇİN TIKLAYIN

Dr. Süleyman İzzet Karahan

PEK ÇOK NEDENİ VAR

Aşırı terleme altta yatan bir sebebe bağlı (sekonder) ya da herhangi bir sebep olmadan da (primer) olabilir. Primer hiperhidroz toplumda çok daha sık görülür. Altta yatan hastalıklar arasında diyabet, tiroit gibi endokrin hastalıklar, Parkinson, spinal bölge travmaları gibi nörolojik sebepler, beyin tümörleri, non hodgkin lenfoma lösemi gibi maligniteler, tüberküloz gibi enfeksiyonlar, antidepresan gibi bazı ilaçlar fazla terlemeye sebep olabilir. Nedensiz aşırı terleme (primer hiperhidroz) koltuk altı, avuç içi, ayak tabanı, yüz, saçlı deri  ve kasık bölgesini etkileyebilir. En sık koltuk altı bölgesi tutulumu görülür.

YAŞLA BİRLİKTE AZALIR

Erkek ve kadınlarda görülme sıklığı eşittir. Ortalama 25 yaş civarı başlar ancak daha geç ve daha erken başlayan yaş grupları da bildirilmiştir. Özellikle erken başlangıçlı hastalarda aşırı terlemenin yaşla birlikte kendiliğinden azalması sık görülür.

İşte tedavi yöntemleri

– Sürme tedaviler: Bu tedaviler arasında alüminyum klorid ve glikopirolat içeren kremler ilk tercih edilebilecek ajanlar arasındadır. Sürme tedaviler yetersiz kaldığında ağızdan alınan antikolinerjik etkili ilaçlar kullanılabilir. Ancak bu ilaçların çarpıntı, ritim bozukluğu gibi ağır yan etkileri olabileceğinden sıklıkla tercih edilmemektedir.

– İyontoforez: El ve ayak terlemelerinde sıklıkla kullanılabilen bir yöntemdir. Bu uygulamada terleyen bölgeye 15-25 miliamperlik anodal akım uygulanır. Haftada 3 ya da 5 seans ile istenen etki sağlandığında haftada bir seans ile idame tedaviye geçilir.

– Botoks: Günümüzde klinik pratikte terleme için en sık yaptığımız uygulama, modern dermatolojide son derece sık kullanılan botoks uygulamasıdır. Terleme için bu uygulama koltuk altı, avuç içi ayak tabanı, kasık, saçlı deri gibi bölgelerde uygulanabilir.

Bölge önce anestezik kremlerle uyuşturulur. Sonrasında belli aralıklarla uygulama bölgesinde botoks enjeksiyonu yapılır. Etkisi kişiye göre değişmekle birlikte 4-6 ay arasındadır. Bu uygulama terlemenin fazla olduğu yaz aylarından
önce yaptırılabilir.

– Mikroiğneli radyofrekans: Bu uygulamada da yine botoks gibi terleyen bölge anestezik kremlerle uyuşturulur. Cilt altına 2-3 mm çapında iğnelerle radyofrekans verilir. Bu verilen radyofrekans enerjisi ile terleyen bölgedeki ter bezi sayısı azaltılır. Uygulama genelde ayda bir aralıklarla 4-6 seans kadar uygulanır.

Terlemeyi azaltma yolları

Terleme ataklarını azaltan spesifik bir öneri bulunmamakla birlikte hiperhidrozu olan hastalara terlemeyi artırabilen baharatlı gıdalardan kaçınmaları önerilebilir. Hastalığın tedavisinde kullanılan bazı bitkisel ajanlar, tahrişe ve alerjilere sebep olabilir. Bu sebeple hekime danışmadan bu tür içerikler kullanılmamalı.

Özellikle anksiyete gibi altta yatan psikiyatrik bir durum varsa, bu konuda destek alınabilir. Bunun dışında stresten uzak durmak da terleme sıklığını azaltabilir. Derin nefes alma, müzik dinleme veya bir hobi edinme stresi azaltmaya yardımcı olabilir. (Sözcü, Nazan Doğaner Halıcı)

YORUM YAP
YORUMLAR